Haber Vitrin

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Gizli Genetik Bağlantılar Ortaya Çıktı: Risk Faktörleri ve Tanı Yöntemleri habervitrin.com.tr’de

Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Gizli Genetik Bağlantılar Ortaya Çıktı: Risk Faktörleri ve Tanı Yöntemleri habervitrin.com.tr’de

Haber Vitrin Haber Vitrin -
43 0
meme prostat kanseri genetik - Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Gizli Genetik Bağlantılar Ortaya Çıktı: Risk Faktörleri ve Tanı Yöntemleri habervitrin.com.tr'de

İZMİR – Sağlık dünyasında çığır açan bir keşif, birbirinden farklı organlarda görülen meme ve prostat kanseri arasındaki derin genetik bağlantıları gözler önüne seriyor. Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna, bu iki kanser türünün, görünüşte alakasız olmalarına rağmen paylaştıkları önemli genetik miraslarla birbirine bağlı olduğunu vurguladı. Habervitrin.com.tr olarak, bu kritik bilgileri sizler için derledik.

Genetik Miras: BRCA Mutasyonları Ortak Risk Faktörü

Prof. Dr. Burak Turna, özellikle BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların, hem kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri hem de erkeklerde daha erken yaşlarda ortaya çıkan agresif prostat kanseri riskini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Bu durum, aile öyküsünün genetik değerlendirmelerdeki önemini bir kat daha artırıyor. Prof. Dr. Turna, “Bu nedenle aile öyküsü, genetik değerlendirmelerin en kritik aşamalarından biri haline geldi. Kanser türleri arasındaki genetik bağlantıların anlaşılması, kişiye özel sağlık stratejilerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.

Aile Öyküsü Neden Hayati Önem Taşıyor?

Genetik yatkınlığın anlaşılmasında aile geçmişi kilit rol oynuyor. Prof. Dr. Turna, bu konudaki örnekleri şöyle açıkladı: “Erken yaşta veya agresif tipte meme kanseri tanısı almış bir annede BRCA mutasyonu tespit edilirse, oğlunun prostat kanseri açısından genetik incelemeye tabi tutulması büyük önem taşır. Benzer şekilde, metastatik veya yüksek dereceli prostat kanseri teşhisi konmuş bir babanın kızında da meme kanseri riskini tetikleyebilecek genetik değişiklikler görülebilir.” Bu karşılıklı ilişki, bireylerin kendi genetik risklerini daha iyi anlamalarına ve önleyici tedbirler almalarına olanak tanıyor.

Yüksek Sıklık Oranları ve Genetik Bağlantının Önemi

Türkiye ve dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Turna, her 8 kadından birinin yaşamı boyunca bu hastalıkla karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Prostat kanseri de erkeklerde en yaygın kanser türlerinden biri olarak öne çıkıyor. Erkeklerde yaşam boyu görülme riskinin %12-15 seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu yüksek oranlar, meme prostat kanseri genetik temellerinin daha derinlemesine anlaşılmasını zorunlu kılıyor.

Tanıdan Tedaviye Genetik Analizlerin Rolü

Prof. Dr. Turna, genetik analizlerin yalnızca risk belirleme aracı olmadığını, aynı zamanda erken tanı stratejilerinin oluşturulmasında da kritik bir rol oynadığını vurguladı. Bu analizler, gereksiz tedavilerin önüne geçilmesine ve aile bireylerinin risk düzeylerinin doğru bir şekilde belirlenmesine yardımcı oluyor. Özellikle PARP inhibitörleri gibi hedefe yönelik tedavi yöntemlerinin planlanmasında genetik analizlerin önemi yadsınamaz. Habervitrin.com.tr olarak, bu tür gelişmelerin sağlık alanındaki ilerlemelere ışık tuttuğunu belirtmek isteriz.

Bu bilgiler ışığında, bireylerin aile öykülerini dikkate alarak düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaları ve genetik danışmanlık alarak potansiyel risklerini öğrenmeleri büyük önem taşıyor. Sağlıklı günler dileriz.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir