Haber Vitrin

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Çevre
  4. »
  5. Denizli’nin Saklı Güzelliği Ortaya Çıktı: ‘Çameli Pelemiri’ Bilim Dünyasına Kazandırıldı!

Denizli’nin Saklı Güzelliği Ortaya Çıktı: ‘Çameli Pelemiri’ Bilim Dünyasına Kazandırıldı!

Haber Vitrin Haber Vitrin -
45 0
Çameli pelemiri - Denizli'nin Saklı Güzelliği Ortaya Çıktı: 'Çameli Pelemiri' Bilim Dünyasına Kazandırıldı!

Denizli’den Dünya Bilimine Yeni Bir Katkı: ‘Çameli Pelemiri’ Keşfedildi

Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğine her geçen gün yenileri ekleniyor. Bu kapsamda, Denizli’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçesi Çameli’den heyecan verici bir keşif haberi geldi. Emekli Fen Bilgisi Öğretmeni Rıfat Özdemir’in doğa yürüyüşleri sırasında rastladığı ve dikkatini çeken bir bitkinin, yapılan bilimsel incelemeler sonucunda literatürde yeni bir tür olduğu anlaşıldı. Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve ekibi tarafından yapılan detaylı çalışmaların ardından, bu yeni türe bilim dünyasında ‘Cephalaria cameliensis’, yerel adıyla ise ‘Çameli pelemiri’ ismi verildi.

Keşif Süreci ve Bilimsel Tanımlama

Yaklaşık iki yıldır süren Biyoçeşitlilik Envanteri çalışmaları sırasında gözlemlenen ve ilk kez emekli öğretmen Rıfat Özdemir tarafından fark edilen bitki, bilimsel camianın yoğun ilgisini çekti. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ramazan Süleyman Göktürk ile birlikte gerçekleştirdiği morfolojik incelemelerde, bitkinin mevcut türlerden farklı özellikler taşıdığını tespit etti. Türün ayrımını netleştirmek amacıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Doç. Dr. Ergun Kaya tarafından yapılan ISSR analizleri, bitkinin genetik olarak da benzersiz olduğunu ortaya koydu. Bu titiz çalışmaların ardından, ‘Çameli pelemiri’nin bilimsel literatürde yeni bir tür olduğu kanıtlandı ve uluslararası saygın bir taksonomi dergisi olan Phytotaxa’da yayımlanarak küresel bilime tanıtıldı.

‘Çameli Pelemiri’nin Nadir Yaşam Alanı ve Tehditler

Prof. Dr. Hasan Yıldırım, yaptıkları araştırmalar sonucunda ‘Çameli pelemiri’nin yalnızca Denizli-Çameli ve Muğla-Fethiye arasındaki dar bir coğrafyada, 1350-1850 metre yükseklikteki habitatlarda yayılış gösterdiğini belirtti. Bitkinin genel görünümü, yaprak yapısı ve çiçek özelliklerinin, yakın akrabası olan diğer Cephalaria türlerinden belirgin şekilde ayrıldığını vurgulayan Yıldırım, moleküler analizlerin de bu durumu güçlü bir şekilde desteklediğini ifade etti. Türün yaşam alanının oldukça sınırlı olması ve bölgede yoğun otlatma baskısı altında bulunması nedeniyle, ‘Cephalaria cameliensis’in IUCN kriterlerine göre ‘Tehlikede (EN)’ kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği önerildi. Bu durum, biyoçeşitliliğin korunması açısından acil önlemler alınması gerektiğini gösteriyor.

Türkiye’nin Cephalaria Cinsi Açısından Önemi

Dünya genelinde yaklaşık 100 tür ile temsil edilen Cephalaria cinsinin, Akdeniz Havzası’ndan Orta Asya’ya ve Güney Afrika’ya kadar uzanan geniş bir yayılışa sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldırım, Türkiye’nin bu cins için önemli bir çeşitlenme merkezi olduğunu vurguladı. Yapılan son çalışmalarla birlikte Türkiye’de en az 47 Cephalaria türünün varlığının kesinleştiğini ve bunların yarısına yakınının endemik olduğunu söyledi. Yeni keşfedilen ‘Çameli pelemiri’ ve ‘Cephalaria dumanii’ türlerinin de eklenmesiyle Türkiye’deki toplam Cephalaria tür sayısının 49’a, endemik tür sayısının ise 25’e ulaştığını aktardı. Bu artış, Anadolu’nun bu bitki cinsi içerisindeki küresel önemini ve yüksek endemizm oranını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yerel Halkın Duyarlılığı ve Geleceğe Yönelik Mesajlar

Prof. Dr. Yıldırım, keşif sürecinde gösterdikleri destekten dolayı Çameli Belediyesine ve Belediye Başkanı Cengiz Arslan’a teşekkürlerini iletti. Çameli’nin doğasını koruma bilinciyle hareket eden insanlarıyla özel bir ilçe olduğunu belirten Yıldırım, bu keşfin hem Anadolu’nun eşsiz ekolojik mirasını hem de yerel halkın duyarlılığının bilime nasıl katkı sağlayabileceğini gösterdiğini ifade etti. Doğanın saklı güzelliklerini gün yüzüne çıkaran bu tür keşiflerin artmasının, Anadolu’nun henüz keşfedilmeyi bekleyen zengin biyoçeşitliliğini ortaya koyacağına inandığını sözlerine ekledi.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir